16.03.2014

NE YAPIYORMUŞUZ? PLASTİKLERİ DOĞADA BIRAKMIYORMUŞUUUUUZ


Geçen Şubat ayında, içlerinde 6 yaşındaki kızım Elif’in de olduğu anasınıfı öğrencilerine “Geri Dönüşüm” üniteleri kapsamında yıllardır plastik sektöründe çalışan bir profesyonel olarak  “plastiğin geri dönüşümü” konusunu bizzat gönüllü olarak çizgi filmler ve örnekler eşliğinde karşılıklı sohbet ederek anlatmaya çalıştım. Zaman zaman bu yaş grubuna ilk defa sunum yapmış olmamın getirdiği acemilikler ve onlarda da 6 yaşın getirdiği hareketlilik ve merak nedeniyle kontrol altından çıkmış olsalar da genel olarak ilgilerini sürekli canlı tutmayı başardığımı söyleyebilirim. Her şeyin ötesinde bu sunumda şunu anladım ki bu yaş grubundaki çocuklar bağırmayı çok seviyorlar. Eğer ilgilerini çekmek istiyorsanız yeter ki onlardan bağırmalarını isteyin, bir anda ilgileri size dönüveriyor. Aşağıdaki videoda hep beraber bağıracağız dediğimde nasıl ilgilerini çektiğimi, ayağa kalkarak hareketlendiklerini ve motive olduklarını şaşkınlıkla ve gülümseyerek izleyebilirsiniz.






video

Onlarla böyle karşılıklı bir iletişime gönüllü olarak girmemin üç ana nedeni vardı.

1-     Bir baba olarak hem kendi kızımın hem de bu ülkenin geleceği evlatlarımızın eğitimine bilgi sahibi olduğuma inandığım bir konuda aktif olarak katkıda bulunmaktı. Bundan sonra da her zaman büyük bir mutlulukla katılmaya gayret edeceğim. (Belki sürekli aynı öğretmenlerden bir şeyler dinlemekten sıkılmış olmalılar ki bana karşı gayet ilgiliydiler. J Teşekkürler çocuklar!) 

  2-Ülkemiz için son derece önemli olan ama maalesef yeteri kadar önem verilmeyen, değeri anlaşılamayan ve ülkemize sağlayacağı faydalar sorgulanmayan geri dönüşüm konusunda çocuklarımızın bilinçlenmesini sağlayarak çöpe giden milyonlarca doların en azından gelecek nesillerde ülke ekonomisine geri kazandırılmasını sağlamak. (Kim bilir? O gün okulda tüketim ve israf toplumundan tutumlu ve bilinçli bir topluma geçişin ilk tohumlarını atmış olabiliriz!) 
 

3-     Hem “Gıda ambalajı olarak plastiğin tüketicide oluşan algısı ve konumu” isimli kendi yüksek lisans projemde hem de daha sonra plastik dernekleri tarafından yaptırılan anket ve araştırma sonuçlarında net bir şekilde ortaya çıkan toplumdaki olumsuz plastik algısının düzeltilmesi adına önemli bir fırsat olarak gördüğümden dolayı Hz. İbrahim için yakılan ateşe su taşıyan karınca misali gönüllü oldum. (Ne de olsa ağaç yaşken eğilir!)
 
            Henüz okuma-yazma bilmeyen ve iki dakika monoton bir şekilde konuşsanız dikkatleri dağılıp birbirlerine sataşan ve başka şeylerle ilgilenmeye başlayan bu yerinde durmaz çocuklara plastiğin geri dönüşümünü nasıl anlatacağımı düşünmeye ve bilgileri toplamaya başladığımda çok ciddi bir problem ile karşılaştım. Her fırsatta plastiğin topluma yanlış aksettirildiğinden, plastiğe hak etmediği şekilde ithamlarda bulunulduğundan ve faaliyet gösteren yaklaşık 14 bin 300 firma ve 250 bin çalışanı ile Avrupa’nın en büyük ikinci plastik işleyicisi olan ülkemizde insanlara plastik ile ilgili doğruların söylenmediğinden şikâyet eden biz plastik camiasının elinde bu yaş grubunun eğitilerek bilinçlendirilmesi için bırakın yazılmış bir eğitimi doğru düzgün bir materyal bile bulunmamasını şaşkınlıkla karşıladım. Bu durum bizler için çok ciddi bir hataydı. Hani derler ya, ölümcül hatalardan. Hatta kendi ayağına kurşun sıkmak gibi bir şeydi bu. Ya da geleceği bozuk para gibi harcamak olarak da tanımlanabilir. Acımasızca olduğunu düşünebilirsiniz ama bence az bile!
İnsanların sahip oldukları algıları değiştirmek çok zor ve uzun bir süreçtir, sizin çıkıp bir şeyler anlatmanız ya da bazı raporları kamuoyunun önüne koymanız söyledikleriniz ya da yaptıklarınız doğru bile olsa algıları değiştirmekte yeterli olmayabiliyor. Eğer toplumdaki algıları değiştirmek istiyorsanız çok sistematik bir strateji uygulamanız ve yeni yetişen nesilleri de bu stratejinin hedefi olarak tam ortasına tartışmasız bir şekilde yerleştirmeniz gerekiyor ki uzun vadede istediğiniz sonuçları alabilesiniz. Aksi takdirde, gelecek nesillere değil de şimdiki nesile odaklanırsanız siz onların algısını değiştirmeyi başarabildiğinizde ne yazık ki insan ömrünün sınırlı olduğu gerçeği ile yüzleşmek ve algısını değiştirdiğin kişilerin cenaze törenlerine katılmak zorunda kalırsınız. Ağaç yaşken eğilir! Tüm nefesimizi gelecek nesillere yöneltmek zorundayız. Algı yönetiminin en başarılı olacağı insanlar çocuklarımızdır.
Plastik camiası mensuplarının, PAGEV, PAGDER ve PLASFED gibi plastik dernekleri aracılığı ile birlik olup plastik algısını değiştirmek için hem ülkemizin hem de sektörümüzün geleceği olan çocuklarımızın üzerine eğilerek acil bir şekilde aksiyon almaları gerekiyor. Bana göre yapılması gerekenleri aşağıdaki şekilde genel olarak maddelendirebiliriz.

ü      Öncelikle sadece eğitim konusunda faaliyet gösterecek ve sektör üyelerinden oluşacak bir komisyon kurulmalıdır. (Eğitimciler ve çocuk psikologları da bizzat ya da danışman olarak komisyona dahil edilmelidir.)
ü     Çocuklar, eğitimcilerin ve çocuk psikologlarının da desteği alınarak çeşitli yaş aralıklarına ayrılmalıdır. Örneğin okuma-yazma bilmeyen ve motive edilmesi zor olan 7 yaş altı çocuklar bir grup ve 7-10 yaş arası çocuklar diğer bir grup olacak şekilde tüm yaş grupları uygun bir şekilde belirlenmelidir.
ü    Bu tarz farkındalıkların en üst seviyede olduğu gelişmiş ülkelerdeki uygulamalardan da yararlanarak her yaş grubunun yapısına uygun olacak şekilde taklit olmayan ve bize özgü unsurları içerisinde barındıracak uygun eğitim programları yazılmalıdır. Yazılan bu eğitim programları kesinlikle milli eğitimin sağladığı eğitim kalitesinin ve dünya standartlarının çok üzerinde olmalı ve hatta onlara bile yeni bir vizyon katmalıdır.
ü     Yazılan bu eğitim programları milli eğitim bakanlığı ve özel okullar birliği gibi resmi ve sivil kurumların işbirliğine sunularak okullarda, kamplarda ya da kurslarda belirli aralıklarla uygulamaya alınması için bir stratejik eylem planı oluşturulması gerekmektedir.
ü      Yapılması gerekenleri bir adım daha öteye taşıyarak pilot bir ya da birkaç ilçe seçerek; plastik malzemeler ve plastiğin geri dönüşümü konusunda bilinçlendirilen çocuklarımızın okullarında oluşan yada evden getirdikleri plastik ambalajları geri dönüşüm için toplayabilecekleri konteynerler sağlanmalı ve toplanan bu plastik ambalajların ülke ekonomisine geri kazandırılabilmesi için belediyelerle işbirliği içerisine gidilmelidir.
 
       Gelecekte bu ülkenin hak ettiği yerde olabilmesi için var oluş amacımız (misyonumuz) çocuklarımızı gelişmiş ülkelerin dahi başaramadıkları şekilde üstün ve özgün bir eğitim sistemi ile yetiştirmektir. Sektör mensuplarına düşen görev ise milli eğitim bakanlığına bile ilham olacak bir eğitim programı oluşturmaktır.

 


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder